İnşaAllah bulursun

Yükleniyor...

4 Mart 2013 Pazartesi

Mülk sûresinin fazîleti, sırları ve türkçe okunuşu




Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

“Mülk sûresi kötülüklerden engelleyici ve kurtarıcıdır. Kabir azabından kurtarır.”

“Mülk sûresini her gece okuyan kimseden Cenab-ı Hak kabir azabını kaldırır.”

“Mülk sûresini okumadan yatma! Zira ölürsen kabirde sana yoldaş olur. Her gece Mülk sûresini okuyan kimse, Kadr gecesini ihyâ etmiş gibi sevâba nail olur.”

“Ben Mülk sûresinin, ümmetinmden her insanın kalbinde olmasını severim.”

“Kur'ân-ı kerîmden otuz âyetlik bir sûre, bir adama şefaat etti ve neticede mağfiret oldu. O, Mülk sûresidir.”

Eshab-ı kiramdan bir kaçı, bir yere çadır kurmuşlardı. Burada bir kabir bulunduğunu bilmiyorlardı. Çadırda mülk sûresinin okunduğu işitildi.

Resûlullah efendimize bunu haber verdiklerinde:

“Bu sûre, insanı kabir azabından korur” buyurdu.

Abdullah ibni Abbâs buyurdu ki:

“Mülk sûresini oku! Onu ezberle! Çoluk çocuğuna ve komşularına da öğret. Zira bu sûre azabdan kurtarıcıdır.

Okuyan kişiye Hak teâlâ indinde şefaatçidir. Eğer kişi onu ezberlemişse, Allahtan onu Cehennemden kurtmasını ister. Allah, o sayede kişiyi kabir azabından kurtarır.”

Muhammed bin Alkamî buyurdu ki:

“Her gece Tebarake (Mülk) sûresini okuyanlara kabir suâli sorulmaz.”

Abdullah ibni Mes'ûd buyurdu ki:

“Birisi vefat edip kabre konduğunda, azab melekleri ölünün başına gelir. Baş onlara der ki:
"Ona dokunmayız. Zira o bana, Mülk sûresini okurdu."
Sonra karın tarafına varıp otururlar. O da der ki:
"Ona dokunmayınız. Zira o bende Mülk sûresini ezberleyip hıfzetmiştir."
Bu sebeple bu sûreye, "kabir azabını engelleyici" anlamında "Mânia" denilmiştir.”

Abdullah ibni Mes'ûd buyurdu ki:

“Kim her gece Mülk sûresini okursa, Allahü teâlâ bu sayede o kişiyi kabir azabından kurtarır.”
(Mülk sûresi, Kur'ân-ı kerîmde 561 - 563 sayfalar arasındadır.)



Mülk Suresi





MÜLK
Bismillahirrahmanirrahim

1.    Tebarekelleziy biyedihilmulku ve huve 'ala kulli şey'in kadiyrun.   
2.    Elleziy halekalmevte velhayate liyebluvekum eyyukum ahsenu 'amelen ve huvel'aziyzulğafuru.   
3.    Elleziy haleka seb'a semavatin tıbakan ma tera fiy halkırrahmani min tefavutin ferci'ılbasare hel tera min futurin.   
4.    Summerci'ılbasare kerreteyni yenkalib ileykelbesaru hasien ve huve hasiyrun.   
5.    Ve lekad zeyyennessemaeddunya bimesabiyha ve ce'alnaha rucumen lişşeyatıyni ve a'tedna lehum 'azabesse'ıyri.   
6.    Ve lilleziyne keferu birabbihim 'azabu cehenneme ve bi'selmasıyru.   
7.    İza ulku fiyha semi'u leha şehiykan ve hiye tefuru.   
8.    Tekadu temeyyezu minelğayzı kullema ulkıye fiyha fevcun seelehum hazenetuha elem yet'kum neziyrun.   
9.    Kalu bela kad caena neziyrun fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min şey'in in entüm illa fiy dalalin kebiyrin.   
10.    Ve kalu lev kunna nesme'u ev na'kılu ma kunna fiy ashabisse'ıyri.   
11.    Fa'teref'u bizenbihim fesuhkan liashabisse'ıyri.   
12.    İnnelleziyne yahşevne rabbehum bilğaybi lehum mağfiretun ve ecrun kebiyrun.   
13.    Ve esirru kavlekum evicheru bihi innehu 'aliymun bizatissuduri.   
14.    Ela ya'lemu men haleka ve huvelletıyfulhabiyru.   
15.    Huvelleziy ce'ale lekumul'arda zelulen femşu fiy menakibiha ve kulu min rizkıhi ve ileyhinnuşuru.   
16.    Eemintum men fiyssemai en yahsife bikumul'arda feiza hiye temuru.   
17.    Em emintum men fiyssemai en yursile 'aleykum hasıben feseta'lemune keyfe neziyri.   
18.    Ve lekad kezzebilleziyne min kablihim fekeyfe kane nekiyri.   
19.    Evelem yerev ilettayri fevkahum saffatin ve yakbıdne ma yumsikuhunne illerrahmanu innehu bikulli şey'in basıyrun.   
20.    Emmen hazelleziy huve cundun lekum yansurukum min dunirrahmani inilkafirune illa fiy ğururin.   
21.    Emmen hazelleziy yerzukukum in emseke rizkahu bel leccu fiy 'utuvvin ve nufurin.   
22.    Efemen yemşiy mukibben 'ala vechihi ehda emmen yemşiy seviyyen 'ala sıratın mustekıymin.   
23.    Kul huvelleziy enşeekum ve ce'ale lekumussem'a vel'ebsare vel'ef'idete kaliylen ma teşkurune.   
24.    Kul huvelleziy zereekum fiyl'ardı ve ileyhi tuhşerune.   
25.    Ve yekulune meta hazelva'du in kuntum sadikıyne.   
26.    Kul innemel'ılmu 'ındallahi ve innema ene neziyrun mubiynun.   
27.    Felemma reevhu zulfeten siy-et vucuhulleziyne keferu ve kıyle hazelleziy kuntum bihi tedde'une.   
28.    Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men me'ıye ev rahımena femen yuciyrulkafiriyne min 'azabin eliymin.   
29.    Kul huverrahmanu amenna bihi ve 'aleyhi tevekkelna feseta'lemune men huve fiy dalalin mubiynin.   
30.    Kul ereeytum in asbeha maukum ğavren femen ye'tiykum bimain me'ıynin. 


Tebareke Suresi (Mülk Suresi) Anlamı (Meali):

1. Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter.
2. O ki, hanginizin daha güzel davranacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratmıştır. O, mutlak galiptir, çok bağışlayıcıdır.
3. O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. Rahmân olan Allah’ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?
4. Sonra gözünü, tekrar tekrar çevir bak; göz (aradığı bozukluğu bulmaktan) âciz ve bitkin halde sana dönecektir.
5. Andolsun ki biz, (dünyaya) en yakın olan göğü kandillerle donattık. Bunları şeytanlara atış taneleri yaptık ve onlara alevli ateş azabını hazırladık.
6. Rablerini inkâr edenler için cehennem azabı vardır. O, ne kötü dönüştür!
7. Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
8. Neredeyse cehennem öfkesinden çatlayacak! Her ne zaman oraya bir topluluk atılsa, onun bekçileri onlara: Size, (bu azap ile) korkutucu bir peygamber gelmemiş miydi? diye sorarlar.
9. Onlar şöyle cevap verirler: Evet, doğrusu bize, (bu azap ile) korkutan bir peygamber gelmişti; fakat biz (onu) yalan saymış ve: Allah’ın bir şey gönderdiği yok; siz olsa olsa büyük bir sapıklık içindesiniz! demiştik.
10. Ve: Şayet kulak vermiş veya aklımızı kullanmış olsaydık, (şimdi) şu alevli cehennemin mahkûmları arasında olmazdık! diye ilâve ederler.
11. Böylece günahlarını itiraf ederler. Artık (Allah’ın rahmetinden) uzak olsun, o alevli cehennemin mahkûmları!
12. Fakat daha görmeden Rablerinden (azabından) korkanlara gelince, onlar için gerçekten hem bağışlanma hem de büyük mükâfat vardır.
13. Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, kalplerin içindekini bilmektedir.
14. Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.
15. Yeryüzünü size boyun eğdiren O’dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah’ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O’nadır.
16. Gökte olanın, sizi yere batırıvermeyeceğinden emin misiniz? O zaman yer sarsıldıkça sarsılır.
17. Yahut gökte olanın üzerinize taş yağdıran (bir fırtına) göndermeyeceğinden emin misiniz? İşte (bu) tehdidimin ne demek olduğunu yakında bileceksiniz!
18. Andolsun ki, onlardan öncekiler de (bunu) yalan saymışlardı; ama benim karşılık olarak verdiğim azap nasıl olmuştu!
19. Üstlerinde kanatlarını aça-kapata uçan kuşları (hiç) görmediler mi? Onları (havada) rahmân olan Allah’tan başkası tutmuyor. Şüphesiz O her şeyi görmektedir.
20. Rahmân olan Allah’a karşı şu size yardım edecek askerleriniz hani kimlerdir? İnkârcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.
21. Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
22. Şimdi (düşünün bakalım), yüz üstü kapanarak yürüyen mi (varılacak) yere daha iyi erişir, yoksa doğru yolda düzgün yürüyen mi?
23. (Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!
24. De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; ancak O’nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
25. “Doğru sözlü iseniz (söyleyin), bu tehdit hani ne zaman (gerçekleşecek)?” derler.
26. De ki: O bilgi, ancak Allah’a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
27. Ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve (kendilerine): İşte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
28. De ki: Allah beni ve beraberimdekileri (sizin istediğiniz üzere) yok etse veya (öyle olmayıp da) bizi esirgese, (söyleyin bakalım) inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
29. De ki: (Sizi imana davet ettiğimiz) O (Allah) çok esirgeyicidir; biz O’na iman etmiş ve sırf O’na güvenip dayanmışızdır. Siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!
30. De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?










Hızlı Link Paylaş Menüsü

URL: HTML link code: BB link code: Blogger Eklentileri